Telefon

+90 312 286 80 81

info@fidanaykocluk.com

leylafidanay@fidanaykocluk.com

Bazı insanlar başkalarının hayatlarına dokunarak gizli kahraman olurlar aslında. “Ben Kahramanım” demek yerine kendilerini “Yol Arkadaşı” olarak tanımlarlar.

Her insanın içinde,farkında olmadıkları potansiyeller vardır. Yol arkadaşları, dokundukları hayatların potansiyellerini, güçlü yönlerini sorularıyla ortaya çıkarıp kişinin bunları kullanarak yaşamının lideri olmalarını sağlarlar.

Sihirli dokunuşlarla çıkılan bu yolculuğa, KOÇLUK diyoruz arkadaşlar.

Siz de bir koçla çalışarak, yaratıcılığınızı, başarılarınızı, farkındalığınızı arttırmayı deneyimlemek istemez misiniz?

Bir koçla nasıl çalışılır, koçla çalışmak neler kazandırır? Gelin hep birlikte aşağıdaki röportaja göz atalım.

Ö.Y: Leyla Hanım merhaba, öncelikle bu röportaj için çok teşekkür ediyorum size. Değerli okurlarımız için bize kendinizden bahseder misiniz?

28 yıllık bir öğretmenlik yaşamım var. Bu sürecin bir kısmı devlet okullarında, bir kısmı özel okullarda sınıf öğretmenliği yaparak ve bir kısmı da Talim Terbiye Kurulu Kitap Yazma Komisyonunda geçti. 28 yılın sonunda emekliye ayrılıp torun bakmak üzere evdeydim. Bu arada kitaplar yazıyordum. Boş durmuyordum. Torunum ilkokula başladığında mesleğimi özlediğimi hissettim. Yeniden başlamak üzere özel birkaç okula müracaat ettim. Bir okulla anlaşmak üzere gelen telefonu yanıtlarken oğlum yanımdaydı. “Ne diyorlar anne?” diye sordu. Anlattım. Çalışmak istiyorsam neden kendi işimi yapmadığımı sordu. “Ne yapabilirim ki oğlum?” dediğimde “Sen iyi bir öğretmensin öğrencilerine, onların ebeveynlerine KOÇLUK yapabilirsin” dedi. O zamana kadar koçlukla ilgili detay bir bilgim yoktu. İnternetten araştırdım, sonra eğitim alabileceğim bir yer buldum. Eğitim tamamlandıktan kısa süre sonra da kendi iş yerimi açtım.

Bulunduğum bölgede öğretmen olarak tanınan biriydim. Tabelamda koçluk sözcüğünü gören ve merak edenlere koçluğun ne olduğunu anlatmakla işe başladım. Gelen veliler, “Boş verin Hocam koçluğu, siz çocuklarımıza ders verin diyorlardı.” Baktım bu şekilde devam edemeyeceğim; çünkü bir iş yeriniz var, giderleri var, para kazanmak da lazım. Özel ders veriyorum diye aldığım çocuklara aynı zamanda koçluk da yaptım. Bir süre sonra çocuklarında farklı ve güzel değişimler gözlemleyen veliler ne yaptığımı sordular. Dersle beraber koçluk da yaptığımdan bahsettim. Çok hoşlarına gitti ve başarılar kulaktan kulağa yayıldı.

Bu arada koçluk eğitim kitaplarını da yazmaya başladım. Bir akşam; “Koçluk eğitimleri veriyor musunuz?” diye bir mail aldım. O gün tohumları atılan eğitim serüvenim 8 kişiyle başladı. Bugün Öğrenci Koçluğu, Ebeveyn Koçluğu, Yaşam Koçluğu eğitimlerinin yanı sıra bireysel koçluk ve mentorluk hizmeti, pek çok konuda seminerler veriyorum.

Ö.Y: Neden Koçluk?

Koçluğun insanların hayatlarına dokunmanın bir yolu olduğunu düşünüyorum. Başladıktan sonra “Evet bu iş tam benlik diyebileceğim bir konuma oturdu.

Ö.Y: Peki Leyla Hanım Koçluk eğitimi size neler kazandırdı?

Aslında kendimizi yeterince tanıdığımızı sanırız. Farkında olmadığımız ya da var olduğu halde çeşitli nedenlerle geliştiremediğimiz potansiyellerimizin olduğunu aldığım eğitimlerle öğrendim. Sonrasında kömür madeninde elmas arayan bir madenciye dönüştüm. Kısacası koçluk eğitimleri kendimi tanımamı sağladı.

Sonrasında güçlü ve zayıf yönlerimi tespit edip başarılı olma yolculuğunda bu yönlerimi nasıl kullanabileceğimi irdelemeye başladım. 3 yıldır koçluk yapıyorum. Öğrenmenin sınırının olmadığını biliyorum. Her gün yeni bilgiler öğrenerek gelişim yolunda ilerlemeye çalışıyorum. Yeni eğitimler alıyorum. Birikimlerimi başkalarıyla paylaşmanın hazzıyla mutlu oluyorum. Yıllarca gerek velilerimin takdirlerinden, gerekse aldığım ödüllerden de anlaşıldığı gibi başarılı öğretmenlik yaptığıma inanıyorum. Koçluk ve kişisel gelişim eğitimleriyle başarılarımı besledim diyebilirim.

Ö.Y: Sizin koçluk tanımınız nedir?

Koçluğu, bir bastona benzetiyorum. Yol arkadaşlığı yapıyorsunuz. Arkadaşınız yoruldu, tökezledi ya da bocaladı. İşte o baston; kişiye destek verir, güç verir. Kişinin tekrar ayağa kalkmasını, kişiyi motive etmesini sağlar diye düşünüyorum.

Ö.Y: Müşterilerinizden aldığınız geri dönüşler nasıl oluyor peki?

Danışmanlık yaptığım kişilerden bu güne kadar hep güzel dönüşler aldım. Koçluk süreci bittiği zaman üzülerek ayrılıyoruz. “Bir daha buraya gelemeyecek miyiz” diyorlar. Ben de onlara buranın evleri olduğunu söylüyorum. Çok güzel bir dostluk gelişiyor aramızda. Onların istediklerinde ulaşabilecekleri biri oluyorum.

Ö.Y. Sizce herkesin bir koçu olmalı mı?

Kesinlikle olmalı. Yurt dışında insanların büyük bir bölümünün koçlarının olduğunu, bu sayının giderek artığını görüyoruz. Çalışanlar verimliliklerini arttırmak için, öğrenciler hedeflerini belirleyebilmek ve başarılarını artırmak için, hatta ev hanımları bile bir koçla çalışıyormuş. Ülkemizde de olmasını çok isterdim. Milli Eğitim Müdürlüğünde verdiğim bir seminerde, yetkililerden birinin şu sözünü hep hatırlarım. “Türkiye’ye geç gelmiş iki eğitim vardır. Biri koçluk, bir diğeri drama eğitimidir.” demişti. Çok doğru bir tespit olduğunu düşünüyorum.

Ö.Y. Kimler bir koça başvurur?

Koça başvuran kimseler ya bulundukları durumdan memnun olmadıkları ya da hedeflerine ulaşmada zorlandıkları için gelirler.

Ö.Y. Hangi amaçla geldiklerini onlar mı anlatır, yoksa siz mi anlarsınız?

Hedefle ilgili gelenler anlatırlar ama diğerleri sadece kendilerini, içinde bulundukları durumu anlatırlar. Etkin bir koç sorularıyla kişinin kendini sıkışmış hissettiği noktaları kolaylıkla fark edebilir. Edemiyorsa bir yaşam çarkıyla en acil gediği bulup üzerine çalışabilir.

Ö.Y. Nasıl Başarı Hikâyeleri oluşturdunuz? Kişi özelinin gizliliği esas alınarak tabii, bahsetmek ister misiniz?

İşinde terfi etmek isteyen bir danışanım olmuştu. Ondan daha az tecrübeli biri terfi almış ama kendisi alamamıştı. Bu durumdan dolayı mutsuz ve ön yargılıydı. Çalışmalarımız sonrasında fark etti ki İngilizcesini geliştirdiği takdirde o terfiyi alabilecekti. Onun için gerekli eylem adımlarını attı ve patronundan terfi sözü aldığını belirtti.

Bir başka örnek de sınava hazırlanan bir danışanımdaki matematik korkusuydu. Korkusunun altında yatan nedeni bulmaya çalıştık. Babasının “matematik dersi zordur” inancı yüzünden danışanım korkuyu bilinçaltına kodlamıştı. Korkusuyla yüzleştirip NLP teknikleriyle etkisinden kurtuldu. Ankara 4.’sü oldu o seneki sınavda.

Ö.Y: Niçin sizi seçiyorlar?

Öğrenci koçluk eğitimi için gelenlere ben de soruyorum” Beni neden seçiyorsunuz?” diye (gülüyor). Ankara’da öğrenci koçluğu eğitimi veren tek öğretmen olduğumu söylediler. Sonra çalıştığım ajans da araştırdı. Gerçekten de öyleymiş. Hizmet konusuna gelince öğretmenlik geçmişimin çok işe yaradığını düşünüyorum.

Ö.Y: Bu röportajı okuyan kişilere tavsiyeniz ne olurdu?

Kendilerini kötü hissettiklerinde lütfen bir koçla çalışsınlar. İşin içinde bir travma varsa biz zaten onu psikolog ya da psikiatristlere yönlendiriyoruz. Koçluk gelecek odaklıdır, kısa sürede çözüm buluyoruz.

Ö.Y. Kendi tanıdığınız psikolog ya da psikiyatristlere mi yönlendiriyorsunuz?

Ben aynı zamanda Koçluk Platformu Derneği’nin yönetiminde görevliyim. Mesleğin etik kuralları vardır ve öncelikle bizim o kurallara uymamız gerekir. Birlikte çalıştığımız bir psikolog ve bir psikiyatrist var. Travması olan danışanlarımızı onlara yönlendiriyoruz. İstemezlerse kendi bulduklarına gidiyorlar.

https://ozgeyanardag.wordpress.com/2016/08/05/roportaj_leyla-fidanay/

6 Ağustos 2016 Cumartesi

Önerilen makaleler

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takip Et!